
"Ulu Ozanlar ve 40 Saz": Anadolu'nun Sesi 21. Yüzyılın Sahnesinde Yeniden Yükseliyor
8 Kasım 2025'te Antalya'da sahnelenen "Ulu Ozanlar ve 40 Saz", Anadolu'nun ozanlık geleneğini çağdaş sahne sanatlarıyla buluşturan en kapsamlı halk müziği projelerinden biri olarak müzik tarihine geçti.

TÜTAV'ın büyük ölçekli kültür projesi, halk müziğini kolektif bir hafıza ritüeline dönüştürüyor.
8 Kasım 2025’te Antalya’da sahnelenen “Ulu Ozanlar ve 40 Saz”, Anadolu’nun ozanlık geleneğini çağdaş sahne sanatlarıyla buluşturan en kapsamlı halk müziği projelerinden biri olarak müzik tarihine geçti.
Gösteri, yaklaşık 2700 kişinin katılımıyla adeta kültürel bir buluşmaya dönüştü; salonu dolduran izleyiciler, Anadolu’nun ses mirasının dev bir tören atmosferinde canlanışına tanıklık etti.

Projede, halk müziğinin yaşayan ustaları Cengiz Özkan, Muharrem Temiz, İlke Türkdoğan, Ayfer Vardar ve Cem Çelebi yer aldı. Sahnede aynı anda 40 bağlamanın oluşturduğu büyük topluluk, dinleyicilere yalnızca bir konser değil, Anadolu’nun kolektif belleğinin, sözlü tarihinin ve ritüel estetiğinin canlı bir temsili niteliğinde bir deneyim sundu ve Anadolu müziğinin köklerini evrensel sahne diliyle bir araya getirdi.
Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şükrü Koçoğlu, konuşmasında Anadolu’nun kadim kültürünün köklerini hatırlatarak şunu vurguladı: “Bu kültürü Orta Asya’dan taşıdık ama Anadolu zaten binlerce yıllık bir birikime sahipti. Denir ki ‘söz uçar yazı kalır’ ancak kimi zaman yazı kaybolur, söz kalır. Tarihin en büyük kütüphaneleri olan İskenderiye ve Alamut günümüze ulaşamadı; belki de dünyayı değiştirecek bilgiler yok oldu. Fakat söz ve nefes, nesilden nesile yaşamaya devam etti.”
Koçoğlu, Anadolu ozanlık geleneğinin bu dayanıklılığına dikkat çekerek, “Bu kültür kitapsız da olsa kuşaktan kuşağa aktarıldı; hepimizin buna saygı duyması gerekir” dedi.
Aşık geleneğindeki meşhur ifadeyi anımsatarak sözlerini şöyle tamamladı: “Bana dokun ama telime dokunma. Bu tele çok dokunan oldu; yasaklandı, itildi. Ama o tel hâlâ çalıyor ve çalmaya da devam edecek.”

TÜTAV’ın bu projeyle hedefi, halk müziğini nostaljik bir gelenek olmaktan çıkarıp, genç kuşakların da bağ kurabileceği yenilikçi bir kültür alanına dönüştürmek. Bu nedenle “Ulu Ozanlar ve 40 Saz”, yalnızca bir müzik etkinliği olarak değil, kültürel sürekliliği görünür kılan güçlü bir kültür diplomasisi hamlesi olarak değerlendiriliyor.


